GRYNEION

GRYNEİON/ GRYNA
 
Gryneion Batı Anadolu’da Çandarlı Körfezi’nin tam ortasında Myrina ile Elaia arasında 12 Aiol şehrinden birisidir. Myrina’ya bağlı küçük bir şehir görünümündeki bu yerleşme bir devirde ünlü Apollon Tapınağı’nı, sunağını ve kehanet ocağını barındırıyordu.
 
Pilinius bize Gryneion’un bir limanı olduğundan söz etse de, bugün bunun yeri kesin olarak bilinmemektedir. Aynı yazar Gryneion ve Myrina yörelerinde yetişen istiridyelerden söz eder. Bu bölge kıyılarında bugün bile bol miktarda midye ve istiridye vardır. Bu nedenle Gryneion sikkelerinin bir yüzünde Apollon, diğerinde de istiridye betiminin yer alması hiç de şaşırtıcı değildir.
 
Gryneion tarih sahnesine ilk kez M.Ö. 5. yüzyılda çıkmaktadır. Bu dönemde Persler’in elinde olan şehir M.Ö. 479’dan sonra özgürlüğüne kavuşmuş, Attika Delos Birliği’ne girmiştir. Bu yüzyılın sonunda Atina’nın Peloponessos Savaşı’nda Sparta’ya karşı kesin yenilgisiyle birlikte bu yörelerde hâkimiyetini kaybederek tekrar Persler’in eline geçer.
 
19. yüzyılda seyyahlar şehri saptamışlarsa da, bugün geriye kalıntı olarak pek bir şey kalmamıştır. Kutsal alan olasılıkla İzmir-Çanakkale yolunun batı yakasında yarım adanın üzerindeydi. 1957 yılında bu yolun yapılışı esnasında bazı mezarlar ve bir Roma Devri evi bulunmuştur. Bütün bunlar Gryneion’un sadece bir kehanet merkezi değil aynı zamanda uzun süre oturulmuş bir yerleşim olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır.
 
İlk bilimsel kazılar 1973–75 yılları arasında şehrin Nekropolis’inde (mezarlık) Bergama Arkeoloji Müzesi tarafından gerçekleştirilmiştir. Buluntular M.Ö. 7 ile 5. Yüzyıl arasına tarihlenmektedir. 1992 yılında ise İzmir Arkeoloji Müzesi Gryneion Nekropolisi’nde kurtarma kazısı yapmıştır. Buradaki son çalışmalar 1999 yılında yine İzmir Arkeoloji Müzesi tarafından gerçekleştirilmiştir.
 
Güncelleme: Haziran 2012