PITANE

PİTANE

Pitane İzmir Aliağa ile Bergama arasında, Kaikos’un (Bakırçay) denize döküldüğü yerde idi. Pitane sözcüğü, suyu bol anlamında Luwi-Pelasg dilinden gelmektedir. Kentin ne zaman kurulduğu kesinlik kazanamamakla beraber tarihi Helen öncesine kadar inmektedir. Büyük olasılıkla Luwiler tarafından kurulmuştur. Pitane’nin Amazon söylencesinde  kadınlar tarafından kurulduğu dile getiriliyor.

Çandarlı İzmir'in kuzeyinde, Dikili ilçesine 18 Km uzaklıkta Çandarlı körfezi kıyısında, kışları yaklaşık 2 bin nüfusu olan ve son adını Çandarlı Kara Halil Paşa'dan alan körfeze uzanmış küçük bir yarımadadır. İlk Çağda ismi geçmeyen kent M.Ö. 88’de Romalılarla savaşarak Batı Anadolu’yu ele geçiren Pontus kralı VI. Mithridates Eupator zamanında kendisinden söz ettirmiştir. VI. Mithridates Sulla’nın komutasındaki Roma ordusuna yenildikten sonra Pergamon’u boşaltmış, Pitane’ye sığınmış, orada da kuşatılınca deniz yoluyla kaçmayı başarmıştır.

Pitane’nin Orta Çağ tarihi de çok karanlıktır. Bir ara Cenevizlilerin üssü olduğu sanılmaktadır. Pitane’de Ord. Prof. Dr. Ekrem Akurgal kazı yapmışsa da yeterli bilgi verebilecek mimari kalıntılara rastlayamamıştır. Zira kentteki taşlar yeni yapılanmada yerlerinden sökülmüştür. Kazılarda M.Ö. 6. yy.’a tarihlenen mezarlara, çeşitli keramiklere, vazolara, kadehlere, kylixlere (açık ağızlı ve ayaklı içki kapları) ve ölü külü kaplarına rastlanmıştır. İ.Ö. 6. yy.’a tarihlenen arkaik bir erkek heykeli ise bugün Bergama Müzesi’ndedir.